“Final haftası eğlencesi”
“Final haftası eğlencesi”
Garip bir gün daha 6-6 02\93 son kullanma tarihli agfa filmimi makinaya yükledim.. Sonuçlarını merak ediyorum, bazılarınızdan daha yaşlı veya yaşıt olan bu film bakalım sizler kadar güzel sonuçlar verebilecek mi?
Klasik ekolün pek ünlü iktisatçısı john baptis say’a göre “teknolojik gelişmeler sayesinde gelecekte tüm mallar çok ucuza hatta bedavaya sunulacaktır.”
Bu hiçbir zaman olmamışve olmayacaktır. Bertold Brecht’in şu dizeleri bu olmayışı açıklamaktadır.
“Bir makine icat etti içimizden biri,
Buhar çevirdi tekerleği onunla
Fabrikalar türedi ardından bir sürü
Başladı insanlar fabrikaları çalıştırmaya
Ama ekmek satılmadı eskisinden ucuza.”
Bu bilgilerden yola çıkarak kapitalist üretim tarzının doğasını teknolojik boyutta ele alınız ve ülkelerin izlediği teknoloji politikalarınn ulusal kalkınma açısından değerlendiriniz…
Say bir malın kıymeti, üretimi için gerekli emek miktarı ile değil, emek ile birlikte başta toprak olmak üzere doğal kaynakların ve kapitalin kullanımı ile belirleneceğini söylemiştir. Bu şekilde Say, 19 yy. ekonomi literatüründe emek, toprak ve kapital üçlüsünü ortaya koymuş, bir malın kıymetini, o malın tüketiciye sağladığı fayda ile ölçülebileceğini eklemiştir fakat say’in atladığı konu bu fayda karşısında bireyin vermesi gerektiği tavizin derecesidir.
Bu noktada Kapitalist üretim tarzını biraz incelemek gerekir;
Kapitalist üretim tarzını farklı kılan şey, üretimin her girdi ve çıktısının piyasa ekonomisi aracılığıyla ticari olarak arz edilmesi ve kazandığı değişim değeriyle bir meta haline gelmesidir. Sanayi devrimi ile gelişen ve yayılan makineleşme ve teknoloji bireyin emek gücünü ucuzlatmış, 100 kişinin 10 günde yapabildiği bir üretimi 5 kişi ile 1 günde yapalabilir hale gelmiştir. Bu durum pratikte faydalı gibi gözüksede emeğin alınıp satılabilen bir metaya indirgenmesine ucuzlaştırılmasına yol açarken bireyi daha hızlı tüketmeye yönlendirmiştir. Hızlı üretimin sonucunda hızlı tüketim daha fazla hammadde ve pazar ihtiyacı doğmuş, sanayileşmeyi tamamlamış ülkelerle sanayileşememiş ülkeler arasında bir ikilik oluşmuştur. Öte yandan 19. yy başında Vasıfsız işçi üreten, çocuk yaşta işçiler tarafından çalıştırılan makinelerden oluşan yeni fabrikalar; insanların acımasız emirler ve yoğun disiplin altında çalıştırıldıkları, korkunç hapishane koşulları diye tarif edilen yerlerdi. Bu duruma karşı tarihin önemli aktörlerinden olan “Ned Ludd” verdiği aktif tepki ile makineleşmeye karşı gerektiği kadar teknoloji ve onurlu yaşam isteğinde bulunmuştur. Bu olay ludizm akımını yaratmıştır.
Kapitalist üretim koşullarında ortaya çıkacak her yeni teknolojinin ya da teknolojik gelişme isteğinin kar marjını yüksek tutmaya çalışacağı ve bunun için gerekli koşulları yaratacağı muhtemeldir. Bu durumda teknolojinin gelişiminin ve ona olan ihtiyacın nasıl oluştuğunu ortaya çıkarmak gerekir. Teknoloji ile finansal güç arasında bir birliktelik vardır. Teknolojik buluşlar yapmak için gerekli araştırma geliştirme harcamalarını finansal gücü olanlar yapabilir. Finansal birikimi de, bu yeniliklere sahip üretme gücü olanların kıtlık rantı ya da tekelci kârı şeklinde temin ettiği büyük miktarda katma değer kazancı sağlar. Bu tekelciliği arttıran olgu, uluslararası hukukî düzenin fikrî mülkiyeti sıkı koruma altına almasıdır. Merkez ülkelerinin teknolojiyi sabit sermayeden ayrı olarak kontrol etmesini sağlayan bir diğer olgu ise gelişmiş ülkeler ile az gelişmiş ülkeler arasındaki beyin göçü ve bu vasıflı insanların göç etmesiyle ülkeler arasında oluşan uçurumdur. Bilgi ve vasıflı insan gücü birikim farkları büyüdükçe, merkez ülkelerdeki yeni buluşların taklit ve kopyalama yolu ile yararlanmak zorlaşmaktadır. Teknolojinin gelişimi sonucunda teknolojiye olan ihtiyaç ve bağımlılık artmakta, çıkan her yeni teknolojik ürün kişiyi toplumdan soyutlarken aynı zamanda bağımlılık yaratmakta ayrıca teknoloji’nin getirdiği rant ve karlılığı canlı tutabilmek için sürekli yenileşmeye gidilmektedir ayrıca çıkarılan her yeni teknoloji ile toplumlara hükmetme gücü yaratmaktadır. Bunun en güzel örneği günümüz terimiyle “sosyal medya”dır.
Üretilen her yeni ürün kapitalizmin doğası gereği 3 yıldan uzun yaşayamamakta 3 yıl sonunda verimi düşmekte veya yok olmaktadır. Üretilen her yeni ürünle “moda” kisvesi altına saklanmış bir eğilim yaratılmakta bu eğilim ise nakit para akışı sermayenin aynı ülke içinde çok uluslu şirketler aracılığıyla el değiştirmesi şeklinde oluşmaktadır. Marx bu durumu “fetişlerin dünyası, toplumsal ilişkinin gözden kaybolmasına ve bu ilişkinin sanki nesneler arasındaki bir ilişkiymiş gibi algılanmasına yol açar.”şeklinde açıklamıştır.
Örneğin, 1900’lerin başında Ford’ T model otomobil üretmeye başlamış ve aynı arabayı hemen hemen hiç değiştirilmeksizin 18 yıl üretmiştir. İlk piyasaya sürüldüğü 1908 yılında araba $850’a, 1909 yılında ise $950’a satılmış, ancak, 1909 yılından itibaren sürekli ucuzlama eğilimine gitmiş ve 1916 yılında fiyatı $360’a düşmüştür (Clegg, 1990: 178). Kısacası, aynı arabanın en üst gelir gruplarından başlanılarak Ford işçilerine, hatta en alt gelir gruplarına kadar satılması hedeflenmiştir. Yeni sitemde Ford’un 1900’lerin başında yaptığı gibi aynı arabayı 20 yıl boyunca üretmek diye bir şey söz konusu olamaz.
Arabaların ekonomik ömürleri 3-5 yıla kadar düşmüştür (Fine, 1998). Bunun yanı sıra hemen her yıl arabaların yeni modelleri piyasaya sürülmekte ve bu modeller bir önceki model arabadan çok büyük oranda farklılaştırılmış olarak üretilmektedir. Çağımızda değişim ve değişiklik iktidardır. (Teknolojiyi Ararken.. Dr. Ahmet Alpay Dikmen: 164-165) Teknoloji günümüzde küresel kapitalist ülkelere hizmet eder. Çevre ülkeler artık eskiden olduğu gibi yalnız hammadde ve yarı mamul üreticileri değil aynı zamanda ucuz işgücü merkezi çok uluslu şirketler aracılığıyla birer fabrika ve üretimin ortaya çıkardığı çevre kirliliği, sağlık sorunları gibi negatif dışsallıklarında kabul edildiği yerler olmuştur.
Kısacası teknoloji, üretimde faydayı arttırması malyeti azaltması ve toplumun yaşam kalitesini arttırması gerekirken, kapital ülkelerin iktidarlarını koruyabilmek için sürekli elinde tutmaları gereken “bilgi çağı” silahı olmuştur.
Ama ekmek satılmadı eskisinden ucuza..
http://fizy.com/#s/1agxaa
Sevgilerle..